Weather Data Source: havadurumuuzun.com

5 Ocak 1922 – Adana’nın Kurtuluşu: Direnişin ve Onurun Tarihi

5 Ocak 1922 – Adana’nın Kurtuluşu: Direnişin ve Onurun Tarihi

Tarih, yalnızca zaferlerin değil; sabrın, direnişin ve haysiyetli duruşun da hafızasıdır. Adana’nın 5 Ocak 1922’de özgürlüğüne kavuşması, bu hafızanın en onurlu sayfalarından biridir. Fransız işgaline uğrayan Adana, yaklaşık dört yıl boyunca zulme, baskıya ve insanlık onurunu yaralayan uygulamalara maruz kalmış; ancak bu topraklar hiçbir zaman teslim olmamıştır.
Mondros Mütarekesi’nin ardından başlayan işgal süreci, Adana ve Çukurova halkı için yalnızca bir toprak kaybı değil, aynı zamanda kimliğe ve iradeye yönelmiş bir tehditti. Fransız kuvvetleri ve onların desteklediği unsurlar, bölgeyi sindirmeye çalışırken; Adanalılar, tarihten gelen vatan bilinciyle ayağa kalktı. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla bu direniş, bir milletin var olma iradesinin tezahürü oldu.
Kuvayı Milliye ruhu, Adana’da yalnızca bir askeri hareket değil; halkın vicdanında filizlenen bir özgürlük yeminiydi. Silahı olan cephedeydi, olmayan duasıyla, lokmasıyla, haberiyle mücadelenin içindeydi. Bu direniş, düzenli ordudan önce milletin kendi kaderine sahip çıkışının en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Yiğit Adanalılar, imkânsızlıklar içinde gösterdikleri cesaretle işgali adım adım geriletti.
Ve nihayet 5 Ocak 1922…
O gün, Adana semalarında yeniden Türk Bayrağı dalgalanmaya başladı. Bu yalnızca bir bayrağın göndere çekilmesi değildi; onurun, bağımsızlığın ve yeniden doğuşun ilanıydı. Sokaklar sevinçle dolarken, bu sevinç; çekilen acıların, verilen şehitlerin ve gösterilen direncin sessiz bir hatırlatıcısıydı.
Adana’nın kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı’nın yerel bir başarısı değil; Anadolu’nun topyekûn direnişinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu zafer, bize şunu öğretir: Bir millet, özgürlüğüne inandığında ve birlik olduğunda, hiçbir işgal kalıcı olamaz. Adana, bu hakikatin yaşayan bir sembolüdür.
Bugün Adana’nın kurtuluşunu anarken, yalnızca geçmişi yad etmiyoruz; aynı zamanda geleceğe bir sorumluluk da taşıyoruz. Bu toprakları vatan yapan iradeyi, fedakârlığı ve bağımsızlık bilincini yaşatmak, tarihimize borcumuzdur. Çünkü özgürlük, ancak onu hatırlayan ve koruyan milletlerin kaderi olur.

Saygı, minnet ve rahmetle…
Pərvanə Salmanqızı

Top